
Altını Çizdiklerim;
*Artık tamamen yeni bir mal üretilmemekte, varolan ürün kategorilerindeki mevcut kalemlerin modifikasyonu veya geliştirilmesiyle mal farkılaştırması yapılmaktadır.
*Bir malın müşteriye uyarlanmış imalatı, o malı artık bir hizmete dönüştürür. Bir hizmetin müşteriye uyarlanmış sunumuysa o hizmeti otomatik olarak deneyime dönüştürür.
*Ekonomik çağlar her zaman çıktısına, ya da ağırlıklı çalışma alanına göre isimlendirilmiştir. (örneğin, hizmet ekonomisi, tarım ekonomisi veya sanayi ekonomisi)
*Şirketler kişisel ve akılda kalıcı bir yöntemle müşterilerin ilgisini çektiklerinde, onlarla bağlantı kurduklarında bir deneyim sahnelemiş olurlar.
*Katılım ücreti uygulamak son adımdır; önce para ödenmeye değer bir deneyim tasarlamanız gerekir.
*Çeşitlilik bazı müşterilerin bir şekilde gelip satın alacağı umuduyla, değişik ürün seçenekleri üretip satış mağazalarına dağıtmaktır. Müşteriye uyarlaması ise belirli bir müşterinin arzusuna cevap vermek amacıyla üretmek demektir.
*Esasen müşterinin istediği şey tercih yapmak değil, istediğini alıp gitmektir.
*Şirketler üstlendikleri maliyetin değil, ekledikleri değerin bedelini istemelidir.
*“Onlar aldırmaz” tutumu kaçınılmaz olarak, açıkları müşteri feragatiyle doldurulmuş operasyonlara yol açar.
*Standart bir mal ya da hizmet farklı müşterilere farklı şekillerde sunulur.
*Rol yapmak izleyiciyle bağlantı kurmak üzere gereken adımları atmaktır.
*Sıradan hizmet etkileşimiyle akılda kalıcı deneyim arasındaki fark, sadece ne’ye değil, nasıl’a odaklanmaktan doğar.
*Tasarımı beş duyu etrafında kurmalısınız.
*Müşterilerinize, onların sıradan rakiplerinizden gördüğü muameleden farksız davranıyorsanız ekonomik değer dizisinde daha yüksek bir basamağa çıkamazsınız.
*Müşteri belli bir ölçüde kesinlik ister.
*Kimse kendisiyle bire bir ilişki kurmayan bir kuruluşa kendisini – ya da bir parçasını – teslim etmez.