
Altını Çizdiklerim;
*Dünya hızlı olduğunda, bir lider, bir öğretmen, bir öğrenci, bir yatırımcı veya bir çalışan olarak yolunuzu kaybederseniz, kendinizi geri dönmek için çok uzun bir yol kat etmeniz gereken bir durumda bulabilirsiniz.
*Ne iyimser, ne de kötümserim, ben uygulamalı umuda inanıyorum.
*Bugün dünya, bize etrafımızdan korunmak ve kopmak için pek çok sebep ve araç sunuyor.
*Bugün, sıkıntı çeken insanlar ve mütevazi vatandaşlar gittikçe ayrı ve izole bir hayat yaşıyorlar. Farklı yerlerde yaşıyor, çalışıyor, alışveriş yapıyor ve oynuyorlar.
*Bütün gözlemlerim arasında bende en çok yankı bulanı, bir toplulukta bulunuşumuzun hissettirdiği ekonomik güvenlik ve psikolojik güvenlik duygusuydu.
*“Anne babam ebeveynlerinden daha iyi haldeler ve ben de onlardan daha iyi bir halde olacağım” şeklindeki Amerikan Rüyasının, baharın kışı ve yazında baharı takip etmesi kadar kesin göründüğü bir zaman ve yerde büyüdüm.
*Orta sınıf olmanın, bir “varış noktası,” yani oraya varıp kalabileceğiniz bir yer olduğu bir zaman ve yerde büyüdüm. 1950’lerde annem ve babam bir asansöre bindiler ve “Orta Sınıf (MC-Middle Class)” yazan bir tuşa basıp orada indiler ve bütün hayatları boyunca orada kaldılar.
*İnsanlar bir topluluğa aidiyet hissettiklerinde, kendilerini “korunmuş, saygın ve bağlı” hisseder.
*Yeni ilaçların ve tedavilerin büyük faydaları vardır, ancak durup düşündüğünüzde, merhamet ve sevgi binlerce yıldır var olan en eski ilaçlarımız arasındadır.
*İnsani değerlerde eşdeğer bir ilerleme olmaksızın gerçekleşen teknolojik ilerleme sonumuzu getirebilir.
*Ne kadar teknolojik hale gelirsek, o kadar çok ‘daha geniş bakış açısına’ sahip insana ihtiyaç duyulur.
*Mülkiyetin olmadığı, yani insanların kendilerini kiracı ya da geçici hissettikleri yerlerde, iyi şeylerden daha çok kötü şey ortaya çıkar.
*Çeşitlilik ekonomik gelişmeyi teşvik eder, homojenlikse yavaşlatır.
*Statik ve durağan gözüken ve gerçekten de öyle olan bir sistem ölmek üzere olan bir sistemdir. Tabiat Ana, kararlı bir şekilde kalabilmek için sürekli değişime açık olması gerektiğini bilir ve hiçbir bitki ya da hayvan, sistemdeki yerini önemsememezlik edemez. Doğada, kararlı ve dengede gözüken hiçbir sistem statik değildir.
*Medeniyetler ve bireyler birçok yeni yolla diğerlerinin fikirleriyle karşılaşıyorlar, çatışıyorlar, onları benimsiyorlar veya reddediyorlar.
*Yirmi birinci yüzyılda birinin zekasını diğerlerinden ayrıştıracak şey tüm cevapları bilmek olmayacak, asıl deha göstergesi tüm doğru soruları sorabilme kabiliyeti olacaktır.
*beceri boşluğu (skills gap)
*2. Dünya Savaşı sonrası, 1945-1960 yılları arasında doğan kuşağa verilen ad (babyboom).