
Altını Çizdiklerim;
*Ancak unutulmaması gerekir ki, her toplumun kendine özgü fikir, değer ve inanç sistemi vardır. Bu durum, toplumlar arası zihniyet farklılıklarının en önemli sebebidir.
*Zihniyet içinde yaşadığımız toplumun görünen yüzüdür.
*Öte yandan zihniyet, aynı zamanda eyleme dönüşmüş davranışlar şeklinde de kendini ifade eder.
*Bireyin ekonomik yönelimli eylemlerini belirleyen unsurlar nelerdir? Bu unsurlar arasında en bilineni gerek Weber’in çalışmalarında, gerekse Sombart’ın çalışmalarında özellikle üstünde durulmuş olan din olgusudur. Her iki düşünür de, kapitalizmin ortaya çıkış ve gelişme sürecini dine dayandırmıştır.
*Bir senyör gibi yaşamak demek dolu dolu ve bolluk içinde yaşayıp çevresinde pek çok insan beslemek; günlerini savaşarak ya da avlanarak, gecelerini ise arkadaş ve dost çevresiyle birlikte zar atıp, güzel kadınların kolları arasında eğlenerek geçirmek; şatolar ve kiliseler inşa ettirmek; turnuvalar ve benzeri etkinlikler sırasında şatafat ve gösterişe önem vermek; çoğu kez sahip olunan olanakların üstünde lüks bir yaşantı sürdürmek demektir. Sombart, feodal döneme özgü bu ekonomik örgütlenme modeline “harcama ekonomisi” adını vermektedir.
*Ortaçağ dünyasında egemen olan unsur hiç şüphesiz din ve gelenektir.
*Sombart, kapitalizm öncesi dönemin zihniyetini “gereksinimlerin tatmini” düşüncesinden yola çıkarak açıklamıştır. Oysa kapitalist dönemde esas olan, “madde merkezli düşünce” ; yani “kazanç” ilkesidir.
*Geleneksel toplumlarda geçim düşüncesine paralel olarak iktisatlı davranmak söz konusuyken, kapitalizmde sermaye birikimine, paralel olarak tasarruf zihniyeti söz konusudur.
*Kapitalist zihniyete kaynaklık etmiş olan toplumsal unsurlardan bir diğeri, para ve altın aşkıdır. Bu aşk Avrupa toplumlarını dışa yönelik fetih ve girişimlerde bulunmaya itmiştir.
*Osmanlı’da islami yorumlar üreten dört temel sektör vardı: Devlet, ulema, sufi çevreler ve halk kesimi. Bunları sırasıyla “devlet islamı”, “medrese islamı”, “tekke islamı” ve “popüler islam” olarak nitelendirebiliriz.
*Öncelikle Osmanlı ekonomisinin ve ticaretinin örgütlenmesinde, merkezi hazinede mümkün olduğu kadar çok kıymetli maden biriktirmeyi amaçlayan, fiskalizm (gelircilik) olarak bilinen ekonomik örgütlenme modeli esastı.
*Cizye, gayrimüslim tebaanın ödediği islami bir vergiydi; daima nakit olarak alınır ve doğrudan doğruya merkezi hazineye aktarılırdı.
*Asya kaplanları olarak ifade edilen dört ülke vardır. Bunlar; Güney Kore, Tayvan, Singapur ve Hong Kong’dur.
*Türk kapitalizmi, burjuvaziden çok bürokrasinin eseridir.
*Kapitalist üretim sistemi, ihtiyaca yönelik üretim yapmak yerine, pazara yönelik üretim yapar. Temel amaç, daha fazla kazanç elde etmektir.
*Torstein Veblen, “gösterişli tüketim”in, kişilerin statülerini koruma ve gösterme amacıyla yapılmakta olduğunu iddia etmektedir.